| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

YEMEK SEVGİSİ

8 "meyveler" etiketi kullanan gönderi "meyveler" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

ELMANIN FAYDALARI

Elma'nın faydaları
Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin bulantı ve kusmalarını azaltır. Hastalıkların çabuk geçmesini sağlar. İdrar söktürür, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasında yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder. Kanı temizler. Kolestrolü düşürür. Damar sertliği ve kalp krizlerini önler. Kandaki şeker miktarını düşürür. Kabızlığı giderir. Şeker hastaları için faydalıdır. Dizanteri ve paratifoda iyileşmeye yardımcı olur. Öksürüğü keser. Kompostosu ateşi düşürür. Susuzluğu keser. Uçukları geçirir. Cildin taze ve güzel kalmasını sağlar. Göz ve kulak ağrılarında da kullanılır.

ELMA

elma Elmanın ilk olarak Karadeniz çevresinde görüldüğü bilinmektedir ve bu bölgeden yola çıkarak bütün dünyaya dağılmıştır.

En çok elma ürünü Avrupa ülkelerinde elde edilmektedir. Örneğin Almanya içinde yetiştirilen elmalar Almanya’nın kendi ihtiyacını yarı yarıya karşılayabiliyor. Şu anda dünya çapında; 20,000 çeşit elma elde edilmektedir.  Elma çeşitleri büyüklüğüne, tadına, rengine, dayanıklılığına göre sınıflandırılmaktadır.

Günümüzde Almanya’daki elma üreticileri daha eski tarihte yetiştirilip bugün unutulmuş olan çeşitleri tekrar yetiştirip piyasaya sürerek halka sevdirmeye çalışıyorlar.

Elma (Malus domestica), gülgiller (Rosaceae) familyasından kültürü yapılan bir meyve türü. yeşil elma

En yakın akrabaları armut ve malta eriğidir. Elmanın, Doğu Anadolu'da ve Rusya'nın güneybatısında kalan bölgelerde ortaya çıktığı sanılmaktadır. Buradan bütün dünyaya yayılmıştır. Besin değeri çok yüksek olan bir meyvesi vardır. Tarih boyunca kültür çalışmalarıyla 1000 farklı elma çeşidi üretildiği tahmin edilmektedir.

5-12 m'ye kadar uzanan yaprak döken tacı geniş küçük bir ağaçtır. Yapraklar karşılıklı dizilişli, basit oval biçiminde, ucu sivri ve kenarları dişli, alt yüzü hafif tüylüdür. 5-12 cm uzunluğunda 3-6 cm genişliğindeki yaprakların sapı 2-5 cm kadardır.

Çiçekler yapraklarla birlikte açar. Beyaz olan çiçekler genellikle ilk açtığında açık pembedir. 2.5-3.5 cm çapında 5 taç yapraklıdır. Meyve sonbaharda olgunlaşır, ekseriya 5-8 cm çapındadır.

ARMUT ÇEŞİTLERİ

armutlar Türkiye'de zengin yerel çeşitlerin yanı sıra yabancı çeşitleri de Güneydoğu Anadolu Bölgesi hariç her yerde yetiştirilmektedir. Hem üretim hem de ihracat konusunda dünya sıralamasında ilk on ülke arasındayız. Birçok çeşit arasında yazın üretilen Akça, Santa Maria, Williams ve kışın üretilen Deveci çeşidi ihraç edilmektedir.

ÇEŞİTLERİMİZ
 

[Akça]
Yerli çeşitlerimiz içerisinde en erken olgunlaşan çeşittir(Temmuzun ilk haftasında). Meyvesi küçük, tatlı ve suludur. Olgun meyvesi sarımsı açık yeşildir.


[Santa Maria]
Erkenci çeşitlerinden olup, düzgün meyve şekli ile caziptir. Temmuz-Ağustos aylarında yeşil renkli iken depolanmaktadır ve depoda olgunlaşır ve sararır. Ekim ayına kadar pazara sürülür.


[Deveci]
Son zamanlarda rağbet gören ve ihraç edilen bir çeşittir. İri ve depolamaya uygun oluşu pazar şansını arttırmaktadır.

MEYVELER

Konya Özel Seçuklu Hastanesi Diyetisyeni Mevlüde Baş, sebze ve meyvelerin günlük enerji ve protein gereksinimine çok az katkıda bulunduğunu, ancak vitamin, mineral ve antioksidatlar bakımından zengin olduğunu belirtti. Posa içerikleri yüksek olan sebze ve meyvelerin insanın bağırsak sisteminin çalışmasını kolaylaştırdığını ifade eden Baş, "Her birey günlük en az üç ya da beş porsiyon sebze, meyve tüketmelidir. Bunu karşılamak için de örneğin; iki porsiyon sebze yemeği, üç porsiyon meyve tüketilebilir." dedi.

Ucuz olduğu için tercih edilen donmuş meyvelerden uzak durulması gerektiğini bildiren Baş, şunları kaydetti: "Sebze ve meyvelerin bulunduğu ortam, ısı miktarı, saklama koşulları, pişirme şekilleri, vitamin, mineral ve besin ögesi miktarlarını değiştirir. Özellikle kış aylarında karşılaştığımız soğuk hava besinlerin donmasına neden olur. Bu da sebze ve meyvelerdeki besin ögesi kaybını artırabilir. Özellikle su kaybı suda eriyen vitaminlerin azalmasına yol açar. Kış sebzelerinden olan turunçgillerde C vitamini kaybına rastlanır"

Meyveler toplandıktan sonra ambalajlama ve saklama yöntemlerinin de C vitamini miktarına etki etiğini vurgulayan Baş, oda sıcaklığında tutulan turunçgillerde C vitamini kaybının çok olacağını haber veriyor.

Ezik, çürük ve yumuşamış olan meyvelerin satın alınmaması gerektiğini söyleyen Baş, sebze ve meyve satın alırken iyi kalitede ve besin değerleri yüksek olanların seçilmesini önerdi.

Diyetisyen Mevlüde Baş'a göre, kereviz, pırasa, kırmızı turp, Brüksel lahanası, ıspanak gibi kış sebzeleri kansere karşı koruyucu antioksidanlar içerdiği için bol bol tüketilmeli.

Patlıcan, karnıbahar, domates gibi sebzeler ile çilek, kiraz, şeftali, kayısı, erik gibi meyvelerin çabuk bozulabildiğini hatırlatan Diyetisyen Baş, bu ürünlerin 3-5 gün içinde tüketilmesini tavsiye ediyor.

Zaman

ARMUT

ankara armutu Latince adı Pirus communis olan
 
armut ağacı Gülgillerden'dır. Anayurdu Anadolu olan armut ağacının 20 türü ve bilinen 2000 çeşidi vardır. 7-8 metreye kadar büyüyebilen armut ağacının paçasız, yalın biçimli yeşil yapraklarının kenarları çok ince dişlidir. İlkbaharda erken açan beyaz renkli çiçekleri yabani güle benzer. Aslında armut kendine özgü biçimiyle ince kabuklu, yumuşak çekirdekli, eti bol sulu ve lezzetli bir meyvedir. Taze olarak yenildiği gibi reçeli, marmeladı, pekmezi, tatlıları ve meyve suyu yapılarak tüketilen armuttan likör ve rakı da yapılır. Armut ağacının kolay işlenen ve iyi cila tutan kırmızı renkli odunu ince marangozluk işlerinde kullanılır. 100 gr armutta; 61 kalori, 15.3 gr karbonhidrat, 0 kolestrol, 0.4 gr yağ, 1.4 gr lif, 11 mgr fosfor, 8 mgr kalsiyum, 0.3 mgr demir, 2 mgr sodyum, 140 mgr potasyum, 7 mgr magnezyum, 20 IU A vitamini, B1, B2, B3, B6, C ve E vitaminleri ile 2.3 mcgr folik asit bulunur. Düzenli olarak yendiğinde kanı temizlemesinin yanı sıra yüksek tansiyona da iyi gelir. İçindeki potasyum miktarının oldukça yüksek olması nedeniyle kalp ve böbrek hastalarının diyet reçetelerine eklenir. İçerdiği fosfor ve B vitaminiyle zihinsel yorgunluğu giderir, sinirleri teskin eder. Armut hazmı kolaylaştırır fakat kendisinin hazmı kolay değildir. Midesi sorunlu olanlar elma gibi ısırarak yemek yerine suyunu içmeyi tercih etmelidir.

ANKARA ARMUDU

Ankara armudu (Pyrus communis L.), üstün meyve kalitesi ve uzun süre depolanabilme özellikleri nedeniyle çok eski zamanlardan bu yana armut yetiştiricilerinin ilgisini çeken yerli, standart, kışlık çeşitlerimizden birisidir.

Armudun gen merkezlerinden birisi olan ülkemizde, Ankara armudunun dışında yazlık, kışlık, standart yada yöresel 600'ün üzerinde çeşit bulunmaktadır.

Bir ılıman iklim bitkisi olan armut ülkemizin tüm tarım bölgelerinde yetiştirilmektedir. Ağaç varlığı bakımından Ege (%17.7), Marmara (%16.7) ve Ortakuzey (%16.0); üretim bakımından ise Marmara (%20.7) ve Ortakuzey (%15.4) Bölgeleri ilk sırada yer almaktadır. Hem ağaç miktarı ve hem de üretim bakımından ön sıralarda bulunan Ortakuzey Bölgesi'nde yer alan Ankara ili, 830.000 adet ağaç varlığı ve 23.000 ton üretimi ile hem Bölge'nin ve hem de Bursa ilinden sonra ülkemizin en önemli armut üreticisi ili konumundadır .

Ankara ilinin tüm ilçelerinde armut tarımı yapılmakta ise de toplam ağaç varlığının %85'ini ve üretiminin %80'ini karşılayan Çubuk, Kızılcahamam, Nallıhan, Kalecik, Güdül, Ayaş ve Kazan bu meyve türünün yetiştirildiği başlıca ilçelerdir. Bu il- çelerden Çubuk, Ankara ili armut üretiminin %30'unu tek başına karşılamaktadır .

Ankara ilinde yetiştirilen başlıca armut çeşidi Ankara armududur. Ülkemizin toplam armut üretimi içerisinde % 17'lik paya sahip bulunan Ankara armudunun en fazla üretildiği bölge, içerisinde Ankara ilinin yer aldığı Ortakuzey Tarım Bölgesi'dir. Bölgenin armut üretiminin %50'sini bu çeşit oluşturmaktadır.

Kaynağının büyük olasılıkla Ankara ili olduğu öne sürülen Ankara armudu meyvecilik yönünden kısmen olumsuz ekolojik koşullara sahip Orta Anadolu Bölgesi'ne iyi uyum göstermektedir ve bu özelliği ile Bölge meyveciliğine önemli katkılarda bulunmaktadır.

 

KİRAZ

 

Aspirin gibi meyve: Kiraz
Araştırmacılara göre günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer. Kiraz kanı sulandırıp vücudu temizliyor.

Baharın en güzel habercilerinden biri kiraz ağacının çiçekleridir. Dünyanın en eski meyvelerinden kiraz rengi, küpe biçimindeki hoş şekliyle hepimizin en sevdiği meyvelerdendir.Gülgiller ailesinden olan kirazın latince ismi Prunus Avium ' dur.Doğu Avrupa ve batı Asya arasındaki bölgelerde yetişir.

Kirazın kırmızı, sarı pembemsi, alacalı ve bordo renkleri vardır. Ülkemizden yaygın çeşitleri karabodur, dalbastı ve napolyon'dur. Meyvesi iri ve kabuğu kırmızı olan napolyon; meyvesi çok iri kabuğu çok koyu bordo olan bing; eti açık sarı meyvesi orta irilikte kabuğu koyu ve ince sarı üstüne kırmızı alacalı karabodur, eti krem renginde olan dalbastı en iyi bilinenlerdir.

Süs kirazı olarak tanınan Uzakdoğu kökenli bazı kiraz çeşitleri de harika görünümleri nedeniyle yaygın olarak süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Bileşimindeki A ve C vitaminleri, düşük kalori değerleriyle aynı zamanda diyet yapanlarında sofralarından eksik etmemeleri gereken bir meyvedir. Kirazın sapları da halkKiraz alırken temiz, parlak ve hasarsız olmasına dikkat edin.Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlıdır. Saklarken kirazın saplarını çıkarmazsanız ömrü daha uzun olur. Yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklayın ve daima yemeden hemen once yıkayın. Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1-2 saat bekletirseniz tadı daha lezzetli olacaktır.
Taze kirazların 2-4 gün içinde tüketilmesi gerekir. Kirazı ayrıca derin dondurucuda da saklayabilirsiniz.Bunun için kirazın çekirdeklerini çıkarmanız gerekir.Çekirdeklerini çıkarırken çok dikkat edin zira kiraz lekesini çıkarmanız zor olacaktır.

Kirazı genellikle taze olarak tüketiriz ancak reçelden kurabiyeye kadar birçok tarifte harika biçimi ,rengi ve tadı ile  farklı tatlar yaradır.

ŞEFTALİ

MEYVE - ŞEFTALİ  

Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri
olan şeftali kiraz ve kayısı gibi gülgiller ailesindendir.Dünyaya Çin'den yayıldığı
düşünülen şeftali uzun yaşam ve ölümsüzlük sembolü olarak Çin sanatında çömlek ve
porselen dekorasyonunda kullanılmıştır.
En iyi sıcak iklimlerde yetişen şeftali
Avrupa'ya İran'dan İspanyollar tarafından getirtilmiştir.Bu yüzden Romalılar şeftaliye "Prunus Persica" adını vermişlerdir.

Şeftali ağacı ortalama 30 yıl yaşar, çok uzun ömürlü bir ağaç değildir.
Bol sulu ve tatlı meyvesinin en önemli özelliği kabuğunun tüylü olmasıdır.
Bu kadifemsi dokudan hoşlanmayanlar için nektarin denilen tüysüz bir çeşidi de vardır.Çekirdeği tek ve serttir.Çekirdeği kolay ayrılana yarma şeftali, ete yapışık olana et şeftalisi denir. Yarma şeftali genellikle taze meyve olarak tüketilir. Et şeftalisi ise konserve yapımında kullanılır. Ülkemizde beyaz ve sarı etli olarak bilinen iki tür vardır.

Şeftali alırken özellikle hoş kokulu olmasına dikkat edin. Eğer olgun şeftali alacaksanız hemen tüketin. Olgunlaşmamış şeftalileri evde oda sıcaklığında bir kese kağıdı içinde 2-3 bekletirseniz olgunlaşmalarını sağlarsınız. Şeftalinin olgunlaştığını dokunduğunuzda yumuşamasından ve hoş kokusundan anlayabilirsiniz.